Değerli basın emekçileri Enflasyondan işsizliğe, yoksullaşmadan ekonomik durgunluğa kadar hayatımızın her alanını kabusa çeviren ekonomik krizin etkileri devam ediyor. Ekonomik kriz ve işsizlik nedeni ile intihar eden yurttaşlarımızdan biri de Adem Yarıcı oldu. Geçtiğimiz hafta 42 yaşında 2 çocuk babası genç bir adam “çocuklarım aç iş istiyorum “diyerek Hatay valiliği önünde kendini yaktı. Vatandaşın aylardır işsiz olduğu bu nedenle zor günler geçirdiği öğrenildi. TUİK tarafından açıklanan resmi verilere göre işsizlik geniş tanımlı işsizlik oranı %20,6 ya, işsiz sayısı 7 milyon 3 yüz 5 bin e ulaşmıştır. İşsizliğin yanında artan hayat pahalılığı ve iğneden ipliğe artan zamlar halkın sırtına yüklenmiştir Adem Yarıcı işsizliğin, parasızlığın altında ezilen milyonlarca kişiden sadece biriydi. Ekonomik şartların giderek ağırlaştığı, gelir uçurumunun her geçen gün derinleştiği Türkiye’de son bir yıl içerisinde onlarca vatandaşımız çocuğuna okul kıyafeti alamadığı, elektrik ve doğalgaz faturasını ödeyemediği Pazar alışverişini de dahi yapamadığı için intihara sürüklenmiştir. Türkiye de zenginler ve yoksullar arasındaki uçurum giderek artmaktadır. Yoksul halk yaşadıkları bu sıkıntıları yaşamlarından vazgeçerek anlatma yolunu seçmektedir. Bizler biliyoruz ki işsizlik zamlar yoksulluk kader değildir. Toplumun, emeği ile geçinen çoğunluğunu koruyan, halkçı politikalar hem mümkün hem de zorunludur. İktidar dev şirketleri vergiden muaf bırakmakta devletin hazinesinden destekler sağlamakta, yandaş gerici vakıf ve dernekleri Kızılay üzerinden beslemektedir. Devlet sosyal devlet olmaktan kaynaklı sorumluluğunu yerine getirmemektedir. Krizin bedelini yaşamlarımızla ödemeyeceğiz.



